Murat Birinci'nin verilerine göre imalat sanayi kapasite kullanım oranı (KKO), eylül ayında yüzde 74,6 seviyesine yükselerek altı ay arka arkaya artış gösterdi. Bu yükselişle birlikte yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgın öncesi dönem seviyelerine yaklaşıldığı belirtildi.
Kovid-19 Salgınının Ekonomiye Etkisi
Salgın, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye ekonomisini de etkiledi ve ikinci çeyrekte ciddi daralmalara neden oldu. Salgınla mücadele kapsamında alınan tedbirler ve küresel ekonomideki belirsizlikler hızla ekonomik verilere yansıdı. Bu süreçte ülkeler, ekonomilerini canlandırmak amacıyla trilyonlarca dolarlık destek paketleri açıkladılar. Öncü göstergeler, üçüncü çeyrekte ekonomilerin toparlanmaya başladığını ve "V" şeklinde bir toparlanma sürecine girildiğini gösteriyor.
Türkiye'deki Durum
Türkiye'de salgın mart ayında başladığında makro verilerde olumsuz etkiler görülmeye başladı. Ancak hükümetin, regülatörlerin ve bankacılık sektörünün aldığı proaktif önlemlerle negatif etkiler minimize edilmeye çalışıldı. Kapasite kullanım oranı, salgınla birlikte nisan ayında yüzde 61,6 seviyelerine kadar geriledikten sonra alınan tedbirler ve reel sektöre destek sağlayıcı adımlarla altı ay üst üste arttı. Böylece eylülde yüzde 74,6'ya yükselerek salgın öncesi dönemdeki yüzde 75-76 seviyelerine yaklaşıldı.
Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) Durumu
Reel Kesim Güven Endeksi eylülde bir önceki aya göre hafif düşüşle 105,3 seviyesine geriledi. Salgın nedeniyle belirsizliğin arttığı bir ortamda nisan ayında 66,8 seviyesine kadar gerileyen RKGE, ağustosta 106,2 seviyesine yükselerek salgın öncesi dönem seviyelerine ulaşmıştı.
Analiz ve Değerlendirme
Ekonomist Haluk Bürümcekçi, kapasite kullanım oranındaki yükselişin mevsimsel etkilerle paralel olduğunu belirtti. Ara mallarında yüzde 76, yatırım mallarında yüzde 72,4 ve tüketim mallarında yüzde 71,4 seviyelerinde gerçekleşen artışlar dikkat çekti. Önceki aya göre düşüş yaşanan tek grup dayanıklı tüketim malları oldu. Bu artışlar neticesinde üçüncü çeyrekte toparlanmanın gözlendiği vurgulandı.
Haluk Bürümcekçi ayrıca, Reel Kesim Güven Endeksi'nde hafif bir gerileme yaşandığını ifade ederek, makine-teçhizat yatırımlarında toparlanmanın yavaşladığını ancak bu durumun üçüncü çeyrekte güçlenebileceğini belirtti. Dış talebin güçlenmesiyle birlikte ekonomik toparlanmanın devam ettiği ancak hizmet sektörlerinin turizm başta olmak üzere benzer bir toparlanma göstermediği dile getirildi.
İleriye dönük olarak, bankacılık sektöründe kredi hacminde yaşanan hızlı artışın devam edemeyeceği ve büyümenin daha normal seviyelere ineceği öngörüleri paylaşıldı. Bu kapsamda, milli gelir tahminlerinde risklerin aşağı yönlü olduğu belirtilerek Merkez Bankası'nın faiz politikalarının bu süreçte kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
Bütün bu veriler ışığında Türkiye ekonomisinin, salgın sonrası toparlanma sürecine girdiği ve belirgin bir iyileşme sürecine ilerlediği yorumları yapıldı. Yatırımcılar ve ekonomi takipçileri, önümüzdeki aylarda alınacak tedbirlerin ve ekonomi yönetiminin kararlarının büyüme trendini etkileyeceğini göz önünde bulundurarak hareket etmeye devam edecekler.