Dolar

38,0089

Euro

41,0964

Altın

3.711,82

Bist

9.765,10

Dolar

38,0089

Euro

41,0964

Altın

3.711,82

Bist

9.765,10

Dolar

38,0089

Euro

41,0964

Altın

3.711,82

Bist

9.765,10

Dilipak'tan İmamoğlu yorumu: 'Yaralı bir yarış atına…'

Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından İBB ve CHP bünyesindeki ilişkiler hakkında ortaya atılan iddialar havada uçuşuyor. Araştırmacı yazar Abdurrahman Dilipak, CHP içerisinde 'Epstein' benzeri bir cemaat olduğuna dikkat çekerken, partinin yönetiminde olduğu İş Bankası'na da kayyum atanabileceğine dikkat çekti.

3 Gün Önce Güncellendi

2025-03-24 12:00:41

Dilipak'tan İmamoğlu yorumu: 'Yaralı bir yarış atına…'

Habervakti yazarı Dilipak'ın bugünkü köşesinden önemli bir bölüm:

Korkarım, kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyoruz. Birileri, bizi birbirimize karşı kışkırtarak zayıf düşürecekleri bir Türkiye'ye dayatacakları politikalar için hazırlık yapıyor olsalar gerek. Ve yine biz bildik tuzağa düşüyoruz.

Eğer CHP diye bir parti olacaksa, göreceksiniz, onların hayat tarzında bir değişiklik olmayacak olsa da daha dinci bir görüntü verecekler. İmamoğlu onun için seçilmiş biri olabilir mi bilmiyorum. Ama çevresi ona uyum sağlayamadı. Kadrosu buna hazır değil. Kemalist, Laikçi reflekslerini kontrol edemiyorlar. Kılıçdaroğlu'nun alevi kimliği, cesur olamayışı, kadrosunun olmaması, iç ve dış dengeleri iyi okuyamaması onun en büyük handikapı. Gelinen noktada İmamoğlu bir hamlede devrildi. “Yaralı bir yarış atı”na kimse yatırım yapmaz. İmamoğlu öyle biri. Kılıçdaroğlu attan düştü. Bu işler bir anda olmadı. Apo'nun TBMM'ye daveti, Şam'a giden yolda ve bugün yaşananlar, ABD, İngiltere, İsrail, Roma/Vatikan'ın ilgisi/bilgisi dışında olan şeyler değildi. Bir el Türkiye' de ve bölgede siyaseti yeniden dizayn etmek istiyor. Bu olaylar onları açık kapı bırakıyor. Herkesi birbirine karşı kışkırtıp, ülkeyi krize sürükleyip, sonra da zayıflatılmış birilerini iktidara taşıyıp, anayasa değişikliği, af filan diye, ciddi anlamda bir revizyondan sonra Türkiye'yi seçime götürüp, yeni bir iktidar ile yola devam etmek isteyen birileri var. Sağcı'sının solcu'sunun, dinci'sinin, milliyetçisinin, liberal'inin, Türkçü, Kürtçü, İslamcı geçinen birilerinin ipi o birilerinin elinde. Nitekim zaten oltayı yutan belik de yem istemiyor. Kaldı ki, bunlar azgın iştihaları ve iktidar aşkı sarhoşluğu ile çapariyi yutmuş gibi.

CHP'ye Kayyum atarlarsa, ondan sonra olacakları tahmin etmek kolay değil. Kimine göre atanamaz. Çünkü kongre kararı alınmış. Ama tartışmalı olan Delegelerin seçimi. Şaibeli bir delege topluluğu ile bir seçim ne kadar hukuki, ne kadar ahlaki olur? Zaten bir de “Ben yaptım oldu” yasası(!?) var. Şimdilik terörden mahkum etmediler, yolsuzluktan mahkum ettiler ama dediler ki “Terör konusunda kuvvetli suç şüphesi olduğu halde, zaten bir tutuklama kararı verildiğinden 2. Bir tutuklama kararı olmadığına…” Bunu bir pazarlık için açık kapı gibi mi okumalıyız? Bu pazarlık konusu Anayasa olabilir mi?

Uçum'un KADER DEĞİŞİKLİĞİ şekilde tanımladığı şu malum Anayasa tasarısından söz ediyorum!?.

Eğer Kayyum atanırsa, İş Bankası hisseleri gider. Atanmasa da bu işin istenirse bir yolu bulunur. Biliyorsunuz “Demokrasilerde çare tükenmez”.

İŞ BANKASI'NA KAYYUM ATANMASI GEREKEBİLİR

Hilafet fonundan aktarılan paralar belli kişiler adına hisseye dönüştürüldü. Sadece Mustafa Kemalin hisseleri değil, ötekilerin hisseleri de gider. İttihat Terakkinin bankasından aktarılan paralar, Afyon Terakki Bankasından aktarılan paralar, 80 darbesinden sonra bankanın sermaye tezyidi sırasında aynı oranda hazineden aktarılan paralar da kaynağına geri döner. Bu kaynağın, Vakıflar üzerinden Diyanete aktarılması gerekir bugün için aslında. Ardından “Cumhuriyet Halk Partisi” adını değiştirmek zorunda kalırlar. CHP'nin adı “Cumhuriyetçi Halk Partisi”ne dönüştürülür. Aslında İş Bankasına da kayyum atanması gerekir, yargılama sonuna kadar ve yargılamanın kısa sürede tamamlanması gerekir.

Bu işin içinde daha birçok iş var. Adil olmak gerek, Afyon Terakki Bankasından aktarılan hisselerin hak sahiplerine iadesi gerekir. İllerden toplanan ortaklık paraları karşılığı partiden makbuz verilse de hisse senedi verilmemiş, onlara kredi vermişler, paralar da parti teşkilatlarından birilerinin üstünde kalmış. Böyle birçok iddia var. Çağrı yapıp hak sahibi olduklarını iddia edenlerin belli bir yere başvurmalarının istenmesi gerekir. İş Bankası'nda geriye dönük bir soruşturmanın ucu başka yerlere gidebilir. Belki İş Bankasına da kayyum atanması gerekebilir. CHP'nin müdahil olduğu Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu da yeniden yapılandırılabilir bu süreçte..

CHP'NİN İÇİNDEKİ “EPSTEİN CEMAATİ”

Bu süreç çok sıkıntılı bir süreç. Süreç içinde FETÖ borsasına milyonlarca dolar ödeyip adını By-Lock listesinden çıkartanlar da var. AK Parti'ye destek verip yan şirketleri üzerinden CHP'li belediyelerle iş tutanlar da var. Beşiktaş belediyesinin kapısından girip Kartal belediyesinden çıkmak da mümkün. CHP içinde Kılıçdaroğlu'na yakın olup, İmamoğlu / Özel ekibinden intikam almak isteyen muhbirler de var. Onlar, onları ihbar etmeseydi, ötekiler onları ihbar edecekti. Her iki taraf da bir günah keçisi arıyordu. Öte yandan birilerinin eli MHP'ye, İYİ Parti'ye de uzanıyor, sanki, Çakıcı'ya da uzanıyor. Bu tezgahta kimin eli kimin cebinde anlamak çok kolay değil, “Epstein Cemaatı” gibi bir Cemaat yapısı var CHP'nin içinde. Bunların hepsinin ipleri sonunda Şeytanın elinde.. Sonuçta “Her şey vatan için” Öyle ya “Sütten çıkan ak kaşık” Tansu Çiller'in dediği gibi “Kurşun sıkan da, kurşun yiyen de bizden”.. Birileri bu kandan besleniyor, aynı ülkenin çocuklarının kanları, gözyaşları, çalınan alın terleri üzerinden kendilerine iktidar ve servet üretmek isteyen, siyasi hedeflerini müstevlilerin siyasi hedefleri, şahsi menfaatlerini finans kapitalin çıkarları ile tevhid eden birilerinin dayattığı uluslararası sistemle eş güdüm içinde hareket ederek ne bu dünyada bir yere geliriz ve ne de cennete ulaşabiliriz. Bu muharrirler, bu ümera ve ulema postuna oturup meddahlık yapanlar, Emevi ve Abbasi dönemindeki zalim “ısırıcı melikler”in kapısında bekleyen “köpekler”e benziyor!.

Bu işin içinde Siyasetçi de var, bürokrat da, Cemaat da var STK da, sağ da var sol da, Media da var Mafia'da.. Akademi, spor, sanat camiası, SİAD, ne ararsan var derde devadan gayrı.. Bunların hepsi de aslında F. Gülen taklitçisi. Onların zihniyet ikizi. F.G.'nin / The Cemaat'ın hastalığı, onları tasfiye edenlere de bulaştı.. FETÖ + BÇG kardeşliğini anlamadan bu oyunu anlamamız zor. AK Parti ve CHP'yi, MHP ile HDP'yi, sonra bu her iki grubu bir araya getiren Şeytani aklı anlamadan bugün olanları anlamak zor. Tabi önce trollerin, toplum mühendisliğine soyunan PR'cıları, Algı yöneticilerini tanıyıp, Stratejik algı merkezleri üzerinden kendi yalan ve komplolarını gerçekmiş gibi sunan Media'lar üzerinden gerçeklerle yüzleşmek mümkün değil. Toplumun gözüne takılan at gözlüklerini çıkartmadan, artırılmış sanal gerçeklik dünyasından çıkmadan bu gerçekleri anlamak çok kolay olmayacaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Haber Ara