Antalya’da patrikhaneler savaşı
Antalya, Ortodoks kilisesi içindeki bölünmelerin de karşılaşma alanlarından biri haline geldi. Rusya-Ukrayna savaşının yansımaları iki ülkeden büyük göçün yaşandığı Antalya’da kiliseler arasındaki mücadeleyle hissediliyor.

Oluşturma Tarihi: 2022-10-27 15:29:08

Güncelleme Tarihi: 2022-10-27 15:29:08

TIMETURK | HABER MERKEZİ

Rusya-Ukrayna savaşının ardından her iki ülkeden de birçok göçmene ev sahipliği yapan Antalya, Ortodoks kilisesi içindeki bölünmelerin de karşılaşma alanlarından biri haline geldi. Hürriyet'in haberine göre; savaştan önce bile yaklaşık 30 bin Rus'a ev sahipliği yapan şehirdeki Antalya Ortodoks Cemaati, Türkiye'nin en büyük Hıristiyan topluluklarından biri konumunda. Savaşın ardından günlük ortalama 80 uçuşla Türkiye'ye gelen Ruslar ve savaştan kaçıp Antalya'ya gelen Ukraynalılarla bölgedeki Ortodoks nüfus ciddi ölçüde arttı.

AYRILIK 2018 YILINDA BAŞLADI

2009 yılında Fener Rum Patrikhanesi'nin çabalarıyla Osmanlı döneminden kalma Antalya'daki Agios Alypios kilisesi restore edilmiş ve Ortodoks cemaatin kullanımına açılmıştı. Ancak 2018 yılında Fener Rum Patrikhanesi'nin Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nin kendi yetki alanına girdiğini ilan etmesi ve otonomluk vermesi, Moskova ve Fener Patrikhanelerinin arasını açmıştı. 2019 yılında Antalya'daki Rus toplumunun temsilcilerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'yla yürüttüğü istişareler sonucu, bölgede Moskova Patrikhanesi'ne bağlı yeni bir dini dernek kurma çalışmaları başlamıştı. Kısa süre sonra da Antalya ve Alanya yakınlarında iki yeni kilise kurulmuştu.

KİLİSE CEMAATİ BÖLÜNDÜ

Savaştan önce Antalya'daki Agios Alypios kilisesi tüm Ortodoksların ibadethanesi olarak işlev görürken, savaşın ardından iki halk arasında yaşanan gerilim cemaatin tutumunu da değiştirdi. Kilisenin girişindeki tabelada her iki ülkenin bayraklarına yer verilse ve Rusların bir kesimi burayı aktif olarak kullanmaya devam etse de cemaatin Ukraynalı ve Gürcü katılımcılarının büyük bir kısmı Ruslarla aynı kiliseyi paylaşmak istemiyor. Moskova Patrikhanesi'nin bölgedeki hâkimiyetini kaybetmemek için yeni adımlar atabileceği değerlendiriliyor.